| 05 Mayıs 2010
6 Mayıs 1972 Faşist düzenin Demokrasileri adına işlediği en büyük suçlardan biridir.
Üç yiğit devrimci, Üç Fidan Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, katledildiler. Hesabı hâlâ sorulamadı.
Anadolu tarihinde işlenen birçok katliamlar gibi bu Üç Fidanın suçlularını halklar yargıladı, resmi tarih ve resmi kayıtlar O’nların geleneklerini yok edemediler.
Bugün, kendiliğinden bilinçlenme durumuna gelen işçiler-emekçiler-ezilenler ve gençlik güzel ve sağlam adımlar atmaya başladı.
Tekel Emekçilerinin; 15–16 Haziran 1970 İşçi Direnişinden sonra hâlâ devam eden ve ilk kez böylesi yığınsal eylemin ardından coşkulu 1 Mayıs 2010 Taksim ve diğer illerdeki Birlik-Dayanışma günü bunun göstergesidir.
Günlerin bugün getirdiği baskı zulüm ve kandır
Ancak bu böyle gitmez sömürü devam etmez
Yepyeni bir hayat gelir bizde ve her yerde
Dendi.
Üç Fidan; Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan “Tam Bağımsız Türkiye” Barış ve Demokrasi “Biz şahsi hiçbir çıkar gözetmeden, halkımızın bağımsızlığı ve mutluluğu için savaştık!” diyerek yaşamlarını yitirdiler.
Bugün O’nların ne demek istediklerini Mücadelelerini daha iyi anlıyoruz…
O güzel insanları yürekten dile getiren usta, şiiriyle şöyle demiş.
MARE NOSTRUM
En uzun koşuysa elbet Türkiye’de de Devrim,
O, onun en güzel yüz metresini koştu
En sekmez lüverin namlusundan fırlayarak...
En hızlısıydı hepimizin,
En önce göğüsledi ipi...
Acıyorsam sana anam avradım olsun,
Ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun!
Can YÜCEL
Son çağrı
ve
seni sokaklara terk edeceğim
milyonlarca insanın yürüdüğü
sevdiği sevindiği
kara gözlü kara saçlı sarı saçlı mavi gözlü
eli güneş tutan çocukların çiçekler gibi açtığı
korkunun olmayacağı
o güzelim sokaklara
istersen yine yalnız kalabilirsin
senin bileceğin iş
istersen aşkı varsaymayabilirsin
varlığı zul sayabilirsin
ve
büyük taksim tepesine gitmeyip de
karanlık köşenin birine çekilip
gizli gizli votkalı biranı içebilirsin
ve
sevgiyi gözleyebilirsin
kaçabilirsin istersen bu sokaklardan
senin bileceğin iş
gideceğin bir yer varsa kalmışsa
ve
karanlık bir başkada
umarsızlığına sığınıp
utanabilir
ağlayabilirsin
ve
yenilen kurşunları unutup
bu sokaklara çirkin kalabilirsin
gözlerine dolan gün
yüreğine dolsun
ama yine de senin bileceğin iş
o zaman
yolun kör olsun...
Nurettin Kurtuluş (1979 Hannover)
HERKES YERİNE





